Related Posts Plugin for Blogger...

This is default featured slide 1 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

This is default featured slide 1 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

This is default featured slide 2 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

This is default featured slide 3 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

This is default featured slide 4 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

This is default featured slide 5 title

Go to Blogger edit html and find these sentences.Now replace these sentences with your own descriptions.This theme is Bloggerized by NewBloggerThemes.com.

Puro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Puro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2018/12/08

Toscano


Tipi: Tam Cheroot
Sertlik: 2/5 Orta-hafif
Lezzet:  Hafif acı / Yumuşak
Eşlik eder:  IPA tipi biralar, adaçayı
Depolama Tipi: % 70 bağıl nem  (26° C)
Sarma: İtalyan Kentucky (fire cured)
Dolum: Kuzey Amerika ve İtalya menşeli Kentucky (fire cured)
Uzunluk: 155 mm
Çap: 14 mm
Çıkış tarihi: 1930
Üretim merkezi: Lucca, İtalya


1929 krizi sonrasında dönemin İtalyan Tekel’i puro tüketicilerinin ilgisini yabancı purolardan yerli purolara çekmek istemektedir. Ülkede yetiştirilen Havana ve Brezilya menşeli puro tütünleri yeterli verime sahip olmadığı için Toskana bölgesinde, Kentucky tütünlerinden, artizanal tarzda üretilen cheroot tipi purolar devreye girer. Purolar standart üretimle ve kökenlerini açıkça belirten Toscano markasıyla piyasaya sürülür. Ucuz ve bol bulunan bu purolar kısa sürede İtalyanların tütün alışkanlıklarının ayrılmaz parçası haline gelir. 

İşte o puro İtalya’da 1930’dan beri üretiliyor ve aileye eklenen diğer Toscano markalı ürünlerden ayrılmak için Toscano Classico adıyla piyasada. Tek fermantasyon ve 6 ay olgunlaştırma formülüyle üretilen bu ürün Toscano adıyla artık Türkiye’de. Toscanello Aroma serisinin ülkemizdeki başarısından cesaret aldığı anlaşılan ithalatçı firma Toskana purolarının simgesi haline gelmiş Toscano Classico’yu ülkemize getirmiş. Toskana purolarına Toscanello Aroma serisiyle giriş yapmış tüketicinin bu türün gerçek temsilcileriyle tanışması için iyi bir başlangıç.

Toscano Classico’nun tipik tasarımının yasal uyarı ve görsellerle katledildiği kutudan 5 adet, selofansız ve yüzüksüz, makina sarımı tam cheroot çıkıyor. Kuruluğu ve dolum sıkılığı üst düzeyde. Çoğunda orta kahverengi denebilecek bir ton hâkim ama yapraktaki kavrulma farkı fazla olduğu için neredeyse siyah bile denebilecek bir puroya da rastlanıyor. Yapraktaki kurulukla birlikte, kenarlarda ufak tefek yırtıklıklar da göze çarpıyor. Kokusu oldukça hafif. Baskın olarak gelen fermantasyon kokusuna eşlik eden odunsu ve biraz topraksı çağrışımları var. 

Purolardan birisini alıp puro makasıyla klasik usulde, ortadan kesiyor ve önceden nemlendirilmiş kavanoza yerleştiriyorum. Üç gün nemlendirme sonrasında kavanoza yoğun ve çok karakteristik, kakao, kahve, fındık çağrışımlı bir Kentucky kokusu hâkim olmuş. Fermantasyon kokusu ise keskinleşerek adeta alkol kokusuna dönüşmüş. Tahmin edilen renk koyulaşmasıyla birlikte yaprağı biraz yumuşasa da dolumu sıkı ve sert bir puro var elimde.

Puroyu yakıyorum. Sıkı dolumu sayesinde çok rahat yanıyor ve yanmayı sürdürüyor. Neredeyse beyaza çalan, açık gri bir külü var. Dumanı hafif ve kolayca dağılıyor. Fermantasyon kokusu kendisini belli ederken bariz kakao çağrışımına ılımlı bir şekerli alt not eşlik ediyor. Bu karışım haliyle, rom eklenmiş bitter çikolata diyebilirim. Burunda ise fermantasyon kokusu ham bir maya kokusu olarak kendisini gösteriyor. Ciddi bir nikotin yükü yok. Rahat içimli. Eğilme, bükülme az seviyede. Kül gövdede sıkılığını korumaya devam ediyor. 

Ortalara geldikçe acılık kendisini daha çok göstermeye başlıyor. Az önce bitter çikolata dediğim şeye espresso diyebiliriz şimdi. Acılık sürekli var ama diğer aroma profilleriyle uyumsuz değil. Sonlara yaklaştıkça acılık yoğunlaşmakla kalmıyor, dili ve burnu uyandıran, ıtırlı, reçinemsi bir nüans kazanıyor. Toskana purosu finallerinin tipik fındıksı tadı bu nüans karşısında oldukça gerilerden geliyor. En sonunda yetişip belli belirsiz şekerli bir tatla ağızda yoğunlaşıyor. Sürpriz son gibi, son anda yetişen bu tat ağızda hayli kalıcı. Burundaki etkisi ise çok ılımlı. 

Toscano kaliteyi ve deneyimi hesaplılıkla birleştiren, ne istediğini bilen tüketiciye istediğini sunan, içimi keyifli, zahmetsiz, mütevazı bir ürün. Yine de ülkemizde İtalya’dakine göre hayli yüksek fiyata satıldığını eklemeliyim. Gün boyunca tüttürülebileceği gibi, uyumlu eşlikçi içeceklerle minik bir ziyafete dönüştürülebilir. Ayrıca, iştah açıcı tadıyla akşam aperitifi olarak kullanılabilir. 

Gerek kuruluğu, gerekse sıkı dolumu sayesinde, kutudan çıktığı haliyle, nemlendirmeden (secco) ve tüm olarak (alla maremmana) içilmeye müsait. Ancak, aroma ve tat nüanslarını yakalamak sizin için daha ön plandaysa muhakkak yarım kesilmiş ve nemlendirilmiş olarak içmenizi tavsiye ederim.  Tercihiniz hangisi olursa olsun, selofansız olduklarından, kutuyu açtıktan sonra puroların kokularını korumak için kavanozlamayı unutmayın.
 
Paylaş:

2018/06/30

Toscano Antica Tradizione


Tipi: Tam Cheroot
Sertlik: 2/5 Orta-yumuşak
Lezzet:  Itırlı, hafif acı / Ilımlı
Eşlik eder:  Maden suyu ve bitter lemon, misket şarapları
Depolama Tipi: % 75 bağıl nem  (26° C)
Sarma: İtalyan Kentucky (fire cured)
Dolum: Kuzey Amerika ve İtalya menşeli Kentucky (fire cured)
Uzunluk: 160 mm
Çap: 14 mm
Çıkış tarihi: 2010
Üretim merkezi: Lucca, İtalya

Toscano Antica Tradizione  Manifatture Sigaro Toscano’nun çağdaş serisine ait. Bir başka deyişle, Toscano klasik serisindeki üretim formüllerine dayanan daha rafine yöntemlerle, makina sarımı olarak üretilen ve piyasada sürekli bulunan yeni standart serisinden. Toscano Antico’nun tek fermantasyon ve 12 ay olgunlaştırma temel formülüyle ama özel seçilmiş, meşe odunu alevinde kurutulmuş İtalyan Kentucky kullanılarak ve olgunlaştırma işlemini nem ve sıcaklık kontrollü odalarda gerçekleştirerek üretiliyor.   


Toscano klasik serisine göre daha sade tasarıma sahip Prusya mavisi bir kutuda geliyor Antica Tradizione. Kutudan selofanlı, iki adet tam boy cheroot çıkıyor. Gayet muntazam makina sarımlılar ve aralarında dikkate değer bir renk farkı yok. Mat ve derin tondaki orta kahverengi çok homojen. Fındık kabuğu rengine çalıyor. Ağarma, renk kaybı yok. Yüzüklerinde Toscano’nun standart İtalyan bayrağı kompozisyonu ve ortasında da Antica Tradizione’ye özel olarak, Lucca’daki tarihi Tekel fabrikasının resmi var. Puroların selofanlarını açıyorum. İtalyanların ammezzato dedikleri tarzda, ortalarından keserek hemen hemen eşit uzunlukta dört adet puro elde ediyorum. Sarma yaprağı ince ve sert. Short filler dolumu oldukça sıkı. Ön planda olan mayalanma keskinliği baharat ve daha hafif kakao çağrışımlarıyla dengelenmiş.


Nem durumu bu haliyle içilmeye uygun. Ancak, puronun aromatik profilini en iyi şekilde tanımak için tamamını önceden nemlendirilmiş kavanoza yerleştiriyorum.  Üçüncü ve dördüncü günler birer nemlendirme daha yapıp beşinci gün bir puroyu kavanozdan çıkarıyorum. Normal düzeyde bir koyulaşma var. Mayalanma keskinliği iyice geri çekilmiş ve puroya tamamen topraksı bir koku hâkim olmuş durumda. Puroyu yakıyorum.  Çok dengeli ve hızlı yanıyor. Orta tonda gri ve sert külü hiç bükülme olmadan, tek parça. Dumanı hafif ve akışkan. Çok ılımlı, ıtırlı tadı ancak sonlara doğru yoğunlaşarak acılığı biraz davet ediyor. En sonunda ise meyankökü çağrışımlı şekeri ve mayalanma keskinliğini de aralarına katarak bir tat cümbüşü oluşturuyorlar. Fındıksı Kentucky tadı ise belli belirsiz bir kurulukla ağızda çok kalıcı.

Üreticinin amacına ulaştığını düşündüren, aromatik profili güzel oturmuş bir ürün. Ancak, tüketici yönünden belki “olmasa da olurmuş” dedirtiyor. Karakterden yoksun olduğu söylenebilir. Rahat içimiyle günün her saatinde tüketilebilir. En uygun kullanımı ise iştah açıcı tadı sayesinde yemek öncesinde, aperitif olarak tüketilmek olacaktır.


Yunus Bakihan Çamurdan'ın yorumu
Paylaş:

2018/06/23

Toscano Antico


Tipi: Tam Cheroot
Sertlik: 3/5 Orta-sert
Lezzet:  Acı / Dolgun
Eşlik eder:  Karamelli kahve, kırmızı likör şarapları, fortifiye şaraplar
Depolama Tipi: % 75 bağıl nem  (26° C)
Sarma: Kuzey Amerika menşeli Kentucky (fire cured)
Dolum: Kuzey Amerika ve İtalya menşeli Kentucky (fire cured)
Uzunluk: 160 mm
Çap: 14 mm
Çıkış tarihi: 1973
Üretim merkezi: Lucca, İtalya






Toscano Antico İtalya’nın ülkemize Toscanello Aroma serisiyle giriş yapan en büyük puro üreticisi Manifatture Sigaro Toscano’nun klasik serisini Classico ve Extra Vecchio ile birlikte oluşturuyor. Adı sizi yanıltmasın, serinin en genç üyesi. Daha 45 yaşında. Antico nitelendirmesi ise 12 ay olgunlaştırılmış olmasından geliyor. Makina sarımı olarak ve esasen Kuzey Amerika menşeli Kentucky’den üretiliyor.   


Toscano klasik serisinin biraz göz yorucu standart tasarımına sahip koyu kahverengi bir kutuda geliyor Antico. Kutudan selofanlı, beş adet tam boy cheroot çıkıyor. Gayet muntazam makina sarımlılar ve aralarında dikkate değer bir renk farkı yok. Mat ve çok derin tonda bir koyu kahverengi hâkim. Yaprağın katlanma yerlerinde ağarma var. Yüzüklerinde Toscano’nun yine standart İtalyan bayrağı kompozisyonu ve ortasında da Antico’ya özel olarak, Roma’daki tarihi Tekel binasının resmi var. Selofanlı purolardan birini alıyorum ve açma şeridinden keserek, İtalyanların aurea dedikleri tarzda, biri kısa biri uzun iki adet puro elde ediyorum. Kuruluk beklenecek düzeyde. Sarma yaprağı kalın ve sert. Buna karşılık, short filler dolum çok sıkı değil. 


Topraksı kokular ve mayalanma keskinliği buruna geliyor ama yine kendisini bariz olarak ortaya koyan odunsu çağrışımlar “oturmamış” bir aromatik profil düşündürüyor. Uzun olan puroyu alıp yakıyorum. Ağza hemen acı bir tat doluyor. Dengesiz, diğer tüm tatları bastıran bir acılık bu. Kakao çağrışımlı aroma ve şekerli tatlar arada gidip geliyor ama acılığa rakip olmaları mümkün değil. Karşısında hemen havlu atıp uzaklaşıyorlar. Yanış puronun boyu ve dolum nedeniyle düzensiz. Gri renkli kül yer yer parçalı ve bükülerek yanıyor. Tütünde ciddi bir sertlik yok. Ancak, yavaş içmek zor olduğu için yükleniyorum ve bir süre sonra tıkamaya başlıyor. Oldukça tekdüze bir içimi var. Acılık varlığını sürekli hissettiriyor. Kentucky’nin tipik fındıksı tadı sonlara doğru atağa geçip şekerli tadı besleyerek günü kurtarmaya çalışıyor ama nafile. Acı tada kilit vurmak ne mümkün! Yetersiz kalan fındık, şeker nüansı hâkim tada ayak uyduramıyor. Dilde ve dudaklarda kalan acılık ve ağızda bıraktığı fazladan kurulukla birlikte bu tadım sona eriyor. 


Kalan dört tam boy cheroot’u da selofanlarından çıkartıyor ve bu sefer ortalarından yarım kesiyorum. Kısa kestiğim puro ile birlikte hepsini önceden nemlendirilmiş kavanoza yerleştiriyorum. Üçüncü gün ve dördüncü gün birer nemlendirme yapıyorum. Beşinci günde kavanoz içinde turunçgil ve reçine çağrışımlı bir koku yerleşmiş. Purolar arasındaki renk farkları belirginleşmiş ve kimileri neredeyse siyah denebilecek bir renkte. İlk kestiğim purodan kısa olan yarıyı alıyorum. Tütünün kakao çağrışımlı kokusu yoğunlaşmış. Puroyu yakıyorum. Boyunun da etkisiyle rahatça çekiliyor ve öncekinden daha yoğun bir tat bırakıyor. Acılık yine hâkim ama diğer tat nüanslarıyla birleşerek keskinliği, çiğliği törpülenmiş. İçimdeki sertlik artmış ama fazladan bir rahatsız ediciliği yok. Sonlara doğru gelen fındık ve şeker nüansı daha kalıcı. Ağızda kuruluk yok. Ancak, tüm içime damgasını vuran acılık, her ne kadar dönüşüme uğramış olsa da yüzünüze çarpmaktan asla geri durmuyor.

Antico üreticinin elinden çıktığında eksik kalmış görünen, bu yüzden tüketiciden hayli emek ve sabır isteyen bir ürün. O nedenle, aldığınızda içmek için hiç acele etmeyin. Uzun sürelerde dinlendirilerek ve iyice nemlendirilerek gerçek potansiyeline ulaşması mümkün. Yine de böyle orta standartta, çok iddialı olmayan bir purodan mucize beklememekte fayda var. Ortasından kesilmiş yarım cheroot boyundan daha uzun içilmesi ise keyifli olmak bir tarafa, pekâlâ eziyet verici olabilir. Bunlara dikkat ettiğinizde, yoğun ve acı tütün tadı seviyorsanız beklentinizi size kaliteli, rafine şekilde sunacağını rahatlıkla söyleyebilirim. Ayrıca, uyumlu eşlikçi içeceklerle birlikte tüttürüldüğünde yeni tat kombinasyonlarını cömertçe sunmaya da hazır. 

Yunus Bakihan Çamurdan'ın yorumu
Paylaş:

2018/06/16

Compagnia Toscana Sigari - Petrocelli

MARCA PETROCELLI

Tipi: Yarım Cheroot
Sertlik: 4/5 Sert
Lezzet:  Baharatlı / Dolgun
Eşlik eder:  Karamelli kahve, likör şarapları
Depolama Tipi: % 75 bağıl nem  (26° C)
Sarma: Tiber Vadisi Kentucky (fire cured)
Dolum: Tiber Vadisi Kentucky (fire cured)
Uzunluk: 78 mm
Çap: 13 mm
Çıkış tarihi: 2017
Üretim merkezi: Sansepolcro, İtalya

Yunus Bakihan Çamurdan'ın yorumu
Marca Petrocelli klasik beğeniyi yansıtma iddiasındaki Toskana tipi cheroot purolarıyla tanınan Compagnia Toscana Sigari’ye ait. Şirket Tiber Vadisinin Dark Fired Kentucky tütünlerinden, yerel olarak üretilen, % 100 el sarımı, long filler dolumlu, orta-üst ve üst segmentte yer alan purolar üretiyor. Petrocelli de bu özellikleri taşıyan kısa Mastro Tornabuoni’nin 6 ay değil, 12 ay olgunlaştırılmış hali. İşin daha ilginç tarafı bu ismin Türkiye piyasası için verilmiş olması. Görüştüğüm şirket yetkilisi ağır toplarından Spingarda’yı da Türkiye’ye ihraç etmek istediklerini söyledi.  Ancak, üst segmentte yer alan, üçlü kutusu İtalya’da 30 Euro’ya satılan Spingarda bizde ne kadar ilgi görür, kuşkuluyum doğrusu. 

Çoğu tüketiciye albenili gelmeyecek ama son derece sade ve orijinal tasarımlı, selofansız bir karton kutuda geliyor Petrocelli. Kutu içindeki Toskana haritası ise ilginç bir ayrıntı. Kutudan çıkan, sıkı dolumlu dört adet yarım cheroot acemice sarılmış yaprak sarmalarını andırıyor ilk bakışta. Hiçbiri bir diğerine benzemiyor. Üretici bu puroların tamamen el sarımı olduğu konusunda şüpheye yer bırakmamak istemiş anlaşılan.   Buna karşılık, renkler hepsinde neredeyse tamamen aynı.  Yaprağın katlandığı ve fazladan kuruduğu hatlar dışında, orta ve koyu arası, mat bir kahverengi hâkim. Evet, kuruma! Purolar öyle kuru ki avucuma alsam çıtır çıtır edip parçalanacağından korkuyorum. Sakın “demek bu da böyle içiliyormuş” demeyin. Tüketicinin puroları uygun nem seviyesine kendisinin getirmesi düşünülmüş olmalı.  Yoksa bu denli tok içimli bir puronun kuru içilmesi kolayca eziyete dönüşebilir.

Ben bunları düşünürken, purolar havayla temas ettikçe tütünün aromatik profili kendisini belli etmeye başlıyor. Petrocelli’ye verilen “rüstik” sıfatını fazlasıyla yansıtan, derin bir tütün kokusu bu. Daha doğrusu, kakao, toprak, meyankökü, kırmızıbiber, deri çağrışımlarını da taşıyan bir koku cümbüşü.  Havalandırma bahanesiyle birazcık daha kokladıktan sonra,  puroları önceden nemlendirdiğim kavanoza koyuyorum. Dördüncü gün bir nemlendirme daha yapıyorum. Beşinci gün, puroların rengi kızıla çalan bir koyu kahverengi olmuş. Bir tanesinde, yaprağın kurutma alevine fazla maruz kaldığı yerlerdeki renk siyaha dönmüş. Kavanozda alttan hafif ama kalıcı bir mayalanma keskinliğinin eşlik ettiği, kırmızıbiber ve bitter çikolata karışımı bir koku var. Kavanozdan bir puro çıkarıyorum. Sarma yaprağı neredeyse esnek denecek kıvama gelmiş. Dolum yine sımsıkı. Yaktıktan sonra, İtalyan piyasası için Eskişehir’de üretilen lületaşı Toskana purosu ağızlığıma takıyorum. Ağızlık hem yavaş içmeye, hem de İtalyanların all’osso dedikleri biçimde, dibine kadar içmeye olanak veriyor.

İlk nefesle birlikte bitter çikolata kokusu havaya karışıyor. Tütünün sertliği ise acılık olarak doğrudan ağza ve buruna yansıyor. Ancak, tütündeki baharatlı kokuya sadece kırmızıbiber demek artık haksızlık olur. Zencefil ve tarçın çağrışımlarıyla iç içe geçmiş durumda. Bu güzel aromatik profile kendimi fazla kaptırıp hızlı gidince başta hafif bir ağrı ve “dumanlanma” başlıyor. Aman yavaş, aheste. Meyankökü çağrıştıran tat gittikçe ön plana çıkıyor ve tarçın tadıyla birleşip ağızda nikotinin dizginlediği, şekerli bir tat oluşturuyor. Bitter çikolata şimdi geriye çekilmiş, daha doğrusu bu tada karışıp onu zenginleştirmiş durumda. Yanış çok düzenli. Gri-beyaz kül eğilmeden, bükülmeden sıkı biçimde duruyor. İçmeye devam ettikçe şekerli tat yoğunlaşıyor. Bu senaryo ancak sonlara doğru değişiyor. Mayalanma keskinliği kendisini daha çok belli etmeye başlıyor, puro gövdesinde yoğunlaşan nikotinle birleşiyor ve ağızdaki şekerli tadı dönüştürüyor. Nihayet, ağızda kalan bariz bir kavrulmuş fındık tadı ve hafiften nakavt olmuşluk hissiyle Petrocelli finali yapıyor.

Petrocelli’nin Türkiye’ye getirilmesi gerek üretici, gerekse ithalatçı yönünden büyük cesaret örneği. Çünkü Toskana tipi cheroot purolar ülkemizde pek tanınmıyor. Tanınan kısmında ise Toscanello Aroma serisinin yumuşak içimli, aromalı, makina sarımı purolarının yerleştirdiği bir imaj var. Yine de Toscanello Aroma serisinin ötesine geçip Toskana puroları dünyasına sağlam adım atmak isteyenler için tereddütsüz tavsiye edilecek bir ürün. Elbette öncelikle kuru içilmemesi uyarısıyla birlikte. Ben İtalyan yorumculara da kulak vererek, Petrocelli’yi dinlendirdikten ve iyice nemlendirdikten sonra içtim. Ancak, tütünün aromatik profili sizin için ikincil önemdeyse ve kendinizi tütün sertliği konusunda test etmeye hazırsanız kutudan çıktığı haliyle de içebilirsiniz.

Öte yandan, Petrocelli’nin pipo severlere özellikle cazip gelecek bir yönü de var. İyi olgunlaştırılmış, long filler dolumlu bir puro olarak, İtalyanların sık sık yaptığı gibi sarma yaprağı açılarak pipoya doldurulmaya müsait. Nitekim üretici Petrocelli’deki tütünü cimette denilen tarzda pipo tütünü olarak da piyasaya sürmüş. Tek başına içilebildiği gibi çeşitli harmanlarda kullanılabiliyor. Örneğin Cornell & Diehl’in Savinelli 140 harmanında kullandığı Kentucky tam da Compagnia Toscana Sigari’nin bu tütünü.

Petrocelli belki günlük olarak içilebilecek bir puro değil ama kaliteli bir tütün deneyimi sunduğu kuşkusuz. Naçizane tavsiyelerim: Yavaş için, yanınızdan uygun bir eşlikçi içeceği veya en azından bir bardak suyu eksik etmeyin ve kesinlikle aç karnınıza içmeyin.



Paylaş:

Pipo Sohbetleri Kitabı

Pipo Sohbetleri Kitabı
Yunus Bakihan Çamurdan

Satılık Pipolar

Yorumları Facebooktan takip et


Yorumlanan ürün sayısı toplam: 290
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...